Kadınlarda İkinci Hamilelik Süreci

1- HAMİLELİK SONRASINDA KADINDA PSİKOLOJİK DEĞİŞİMLER
Anne olmaya karar veren bir kadının hayatındaki pek çok öncelik; bu kararı vermesiyle birlikte değişmeye başlar ve hiç kuşkusuz yaşamında önemli fedakârlıkları göstermesi gereken yeni bir süreçtir. Hamilelik sırasında anne adayları hormonal değişiklikler, stres ve fiziksel değişimlerinden dolayı farklı bir psikoloji yaşıyor.Anne adaylarının tümü bu süreçte “hamilelik nasıl olacak”, “doğum nasıl olacak”, bebek nasıl olacak” gibi bazı endişeler taşırlar. Anne adayı, kendisini nasıl bir deneyimin beklediğini bilmemenin sonucu olarak heyecanlı,kaygılı bir belirsizlik dönemi yaşıyor. Bu dönemde birçok kadın hormonal değişikliklere bağlı olarak kontrol edemedikleri iniş-çıkışlar yaşarlar. Dolayısıyla ani ağlama krizleri, aşırı duygusallık, ilişkilerde alınganlıkların artması zaman zaman biyolojik sebepler zaman zaman da psikolojik sebeplerden dolayı anne adayı farklı duygu durumları yaşar. Bazen mutsuz, bazen endişeli, bazen aşırı alıngan olur. Hamilelikle belirginleşen bu değişim sürecinin, doğumdan sonraki ilk aylardaki ilk yansıması genellikle çocuğunun sağlığı ile ilişkili kaygılar, iyi anne olup olmadığı düşünceleri gibi çocukları ile alakalı yoğun zihinsel uğraşlar şeklinde başlar. Hal böyle olunca gereksizken bile sık sık çocuğunu gözetleme, evin temizliği, yiyecek ve içeceklerin hijyeni gibi konulara aşırı eğilme gibi düşünce ve davranışlar sık gözlenmektedir. Tüm amaç çocuğun ilk günlerde tehlikelerden korunması ve iyi bakım alması ve bir yandan da yeni yaşam düzeninin organize edilmesi olmaktadır. Esas öncelik çocuğundadır. Diğer taraftan da annelik becerilerini geliştirilerek, yeterli hissetmeye ihtiyaç ön plana çıkar. Dolayısıyla anne olan bir kadının hayatında pek çok önceliğin yer değiştirmesi de çoğunlukla bu dönemde belirginleşmektedir.

İKİNCİ BİR HAMİLELİK İÇİN PSİKOLOJİK DOĞRU ZAMANLAMA NEDİR?
Genellikle her çift kendilerine ait sebeplerden bebek yapar. Hayallerini gerçekleştirmek için, evlilikteki doyumu arttırmak için, eşi-kaynak aileyi-ilk çocuğu yani bir başkasını memnun etmek için ya da biyolojik saati geçeceğine inandığı için bebek sahibi olmak ister. Bu sebeplerin; hamilelik, doğum ve anne-bebek ilişkisi üzerinde çok önemli etkileri vardır. Çünkü bireyler çocuk sahibi olma sebeplerine göre “çocuk sahibi olmak” kavramına farklı noktalardan bakar ve farklı tanımlamalar yaparlar. Dolayısıyla psikolojik anlamda ideal zamanın en doğru tespiti eşinin de arzusuyla birlikte özellikle annenin ikinci çocuğa hazır olması ve bunu gerçekten istemesidir. Çünkü ne kadar anneye yardımcı bir eş söz konusu olsa da, hamilelik süreci ve özellikle 0-3 yaş sürecine kadar birincil bağlanma nesnesi çocuk için annedir. ve en büyük iş anneye düşmektedir.

Annenin önceki hamileliğinden sonra yaşadığı stresten kurtulması ve vücudunda gerekli besinleri geri kazanması için zamana ihtiyaç olduğu gerçeğinden yola çıkarak, çoğu bilimsel araştırma bir önceki bebeğin doğumdan sonra 18-23 ay beklemenin önemine işaret etmektedir. bu düre bir sonraki hamileliğin sağlıklı olarak başlamasına neden olmaktadır. Altın zamanlama ise ilk çocuğun 4 yaşındayken ikinci hamilelik sürecinin başlamasıdır. Bu zamanın da yeni bir bebek için ideal olabileceği düşünülmesinin sebebi de, 4 yaş üstü çocukların anne babalarının ilgilerine çok ihtiyaçları olmadan vakit geçirdikleri ve kendine ait bir hayatları olduğu gerçeğine dayanmaktadır.

İKİNCİ ÇOCUK KARARIYLA İLGİLİ EŞLER ARASINDA FARKLI GÖRÜŞLER VARSA NE YAPILMALIDIR?

Bebeğin doğumundan sonra genellikle kadın ve erkek farklı zorluklar yaşarlar; Doğumdan sonra ERKEKLERİN en fazla sorun olarak hissettikleri konular ailenin geçimini sağlamak, uykusuzluk ve yorgunluk, günlük işlerin artması, kayınvalide ve kayınpeder müdahaleleri, kendine ayırabildiği zamanlarının ve sosyal aktivitelerinin kaybı, eşinin cinsel ilgisinin azalması etrafında yoğunlaşır. KADINLAR ise genellikle uykusuzluk ve yorgunluktan, vücutlarından ve kişisel görünümünden, annelik becerilerini ve yeterliliklerini sorgulamaktan, beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan ani duygu değişimleri ve kaygılardan, artan ev işlerinden, yeni roller ve sorumluluklara uyum sağlamada yaşadıkları güçlüklerden ve bebekten önce çalışıyorlarsa iş hayatlarındaki değişimlere ayak uydurabilmekteki zorluklardan şikayet ederler. Bu nedenle ilk çocuk gibi ikinci çocuğun kararının ORTAK verilmesi evlilikte karı-koca rollerin devam edebilmesi ve evlilik doyumunun devamı için elzem bir noktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı eşler arasında ikinci çocuğu istemeyen tarafının bu nedenin altındaki kaygı, endişe, hazır olmama sebeplerinin açıkça eşler arasında paylaşılması; sunulan nedenleri ortadan kaldırabilecek ortak çözüm yolları aranması, eşlerin asla bu konuda diğerinin ihtiyaçlarını göz etmeden tek başına karar vermemesi oldukça önemlidir. Ciddi uzlaşmazlıkların olduğu noktada aile terapisinden yararlanmak faydalı olabilecektir.

İKİNCİ ÇOCUKLA BİRLİKTE ÇİFTLER NELERİ GÖZE ALMALIDIR?

Eşlerin evliliklerinden aldıkları tatmin düzeyi ve buradan duygusal olarak beslenebilmeleri sağlıklı aile için en önemli noktadır. Ayrıca bu birlik ve tatmin noktası eşlerin bebeklerine gösterecekleri sevgi düzeyini de etkiler. İkinci çocuğun dünyaya gelmesiyle ilk çocuk deneyimi sebebiyle çoğu konuda anne babalar tecrübe sahibi olmuşlardır. Bu durum oldukça avantajlı bir durumdur. Ancak tecrübeye rağmen her yeni bebek evde maddi ve manevi anlamda görev ve sorumluluklarda artışa vsebep olacaktır. Bunlar beklenen, deneyimle de artık daha kolay ön görülen normal durumlardır. Burada önemli olan evliliğin doğumdan sonraki dönemde beklenebilecek ve doğal olan sıkıntıları yaşarken dahi evliliğe sahip çıkabilmek için uğraşmaya devam etmektir. Bu da anca anne babaların karı-koca rollerini doyumlu bir şekilde sürdürebildiği koşullarda sağlanacaktır.

Zamanı geldiğinde bebeğin doğumundan sonraki keyifli günlere mümkün olduğu kadar çabuk dönebilmek ve çocuklara ve kendimize sağlıklı, mutlu yuvalar sunabilmek için;

1- Asla eşiniz istiyor diye, aile büyükleri talep ediyor diye, çocuğunuzun bir kardeşi mutlaka olmalı diye çocuk sahibi olmayın.
2- Asla evliliğinizi kurtarmak için çocuk sahibi olmayın. Çocuk sahibi olmak bir yandan çok güzel ancak bir yandan da oldukça stresli bir durumdur. Sağlıklı, mutlu, doyumu tatminkar düzeyde olan bir karı koca ilişkisinde çocuk konusu gündeme gelmelidir. önce evliliğinizdeki sorunları düzeltmeye öncelik verip, sonra bu konuyu eşinizle birlikte ele alın.
3- Bebekler ve çocuklar verdikçe almaya ve daha da fazlasını istemeye doğuştan hazırdı. Bebeğinizle çocuklarınızla ilgilenirken eşinizin hayatına eşlik etmeyi unutmayın.
4- Çocuklarınız ve sağlıklı aileler için en önemli koalisyon; eşinizle kurduğunuzdur. Eşler arası uyum, mutluluk, doyum sağlıklı ailenin temel taşıdır.
5- Asla çocuklarınızla kuracağınız ilişki eş ilişkinizin yerine geçmemelidir. eş ilişkinizde tatmin edici olmayan durumlar varsa buradaki boşluğu çocuklarla değil eşinizle gerekirse destek olarak kapatmalısınız.
6- Bir çocuğa psikolojik olarak verilecek en güzel hediyenin, anne babalarının arasında aynı zamanda keyifli bir karı koca ilişkisinin olduğunu görebilmesi olduğunu unutmayın. Çocuğunuz için evliliğinizi eşinizi ihmal etmenin kimseye faydası olmayacaktır.
7- Daha iyi anne-baba olabilmek için, daha az kadın-erkek, daha az karı-koca olmak zorunda değilsiniz.  “Kadın” ve “erkek“ olmak, “karı-koca” olmak ve “anne-baba” olmak arasında bir denge kurmaya gayret edin.
8- bebeğinize rağmen hobilerinize, kişisel zevklerinize sahip çıkmaya gayret edin. Mutlu çocuk mutlu anne baba demektir.